/ Pazar Vaazlarι / Kutsal mabetler – Tanrı’nın mukaddes meskenleri

Kutsal mabetler – Tanrı’nın mukaddes meskenleri

Kutsal mabetler - Tanrı’nın mukaddes meskenleri

 

İlahî Litürji ve başka Kutsal Ayinlerin giriş bölümünde, rahipler, önceki vaazlarımızda sözünü ettiğimiz selamet dileklerinin ardından, şu dilekte bulunurlar:  “Bu kutsal ev ve buraya îman, saygı ve Allah korkusuyla girenler için Rab’be yalvaralım.” (3.dilek)

Kilisemiz bu dileğe öncelik verip müminleri Tanrı’nın kutsal evi hakkında dua etmelerini teşvik ettiğine göre, kutsal mâbetin imanlıların hayatında büyük bir önem taşıdığı şüphesizdir.

Tanrı’nın mukaddes kilisesi, büyük bir aile olan kilise topluluğunun çocukların birbirleriyle ve Göklerdeki Babalarıyla iletişim kurmak ve ibadet etmek için buluştukları Kutsal Mekandır. Orada, Baba Tanrı, bütün evlatlarını dinlemek ve onları çaba, acı ve sıkıntılarından rahatlatmak için beklemektedir.

Rab İsa Mesihimiz “Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size huzur veririm” (Matta 11,28) sözüyle bize daima hitap etmektedir. Kutsal Evine gelenlere sadece huzur vermekle kalmaz; Kutsal Kitap Okumaları ve vaazlarla onları eğitir, güvenilir bir güzergaha yönlendirir; kutsal lütfünü  bolca bahşeder, başta Kutsal Bedeninden ve Kanından paydaş olanlara olmak üzere, tüm Kutsal Sakramentler aracılığıyla evlatlarıyla birleşir, onları kutsar ve onların hayat mücadelesinde yardımcı olur. Dolayısıyla müminlerin hayatı bölünmez şekilde Tanrı’nın Mabeti’yle bağlantılıdır.

Bunların yanı sıra, müminler, Baba Tanrı’nın evinde Vaftiz olup aydınlanacaklar, orada yeni çiftler evlenip Tanrı’nın kutsamasını alacaklar ve  yeni hayatlarına başlayacaklar.

Ebedi hayata intikal edene kadar, tüm manevi ihtiyaçlarının giderilmesi için, müminler Kiliseye sığınırlar. Bu nedenle, Ortodoks Hristiyanlar, kutsal kiliseleri sevip sayarlar.  

Yeni bir Ortodoks Cemaati oluşan her yerde, cemaatin bütün fertleri kilisenin inşaa edilişine; kutsal ikonalar, kandiller ve kutsal eşyalar gibi her ihtiyacını karşılamaya uğraşırlar. 

Cemaat Kilisesi eski ise, mekanın restorasyonu ve iyi bir şekilde faaliyet göstermesi için ilgilenirler.

Ayrıca cemaat üyeleri, İlahî Litürji’nin icra edilmesi için gereken her şeyi kiliseye sunarlar. (sunu ekmeği, komünyon şarabı, tütsü, kandiller için zeytinyağı gibi)

Herkes kendi bütçesine göre, ufak veya büyük bağışlarda bulunarak, kilisenin bakım, koruma ve işletme maliyetlerinin giderilmesine gönülden katkı sağlar.

Kutsal kiliseyi eksiksiz sevgiyle kuşatanlara, kilisenin temiz ve itinalı olması için zahmet edenlere mahsus Kilise ruhbanları tarafından, her gün, sabah akşam, özel dualar okunur. 

Bunlardan biri şöyle: «Senin İbadet Yerinin güzelliğini sevenleri  kutsa. Onları ilâhî gücünle mükâfatlandırarak yücelt ve sana ümit bağlayan bizi terketme.» (İlahi Litürji Metninden alıntıdır) 

Acaba hristiyanlar, Kiliseye ufaktan hizmet edip karşılığında Tanrı’dan kutsallık, ilahi izzet ve güç elde etmekten daha güzel birşey arzu edebilirler mi ki?

Kilise binasının inşa edilmesine yardım etmiş ya da bağışlarda bulunmuş kişiler için, Kilisemiz, onların ebedi hayata intikal etmelerinden sonra bile dua etmeye devam eder. «Ayrıca bu kutsal Kilise’nin (veya kutsal manastırın) mübârek ve hâtırası dâim olan bânîleri, bizden önce intikal ederek rahata erişip  burada dindarlıkla defnedilmiş olan bütün pederlerimiz ve kardeşlerimiz ve her yerdeki Ortodokslar için yalvarırız.» (İlahi Litürji, Αkşam ve Sabah Duası’nda okunan bir dilek/dua) 

Nitekim, tüm bunları kavramış olan müminler, ister kişisel emek vererek, ister bağış yaparak, Kiliseleri güzelleştirmek ve işletme maliyetlerini gidermek amaçlı her şeyi yapmaya hazır olurlar. 

Ortodoks İnancını yaralamayı hedefleyen faktörlerden dolayı, ortodoks mabetleri, zaman zaman, saldırıya maruz kalmaktadırlar; Bu ciddi sebepten yola çıkarak, Kilisemiz, ayinler sırasında, “Bu Kutsal Ev” ve “Onun ebedler ebedince korunması” için dua eder.

Çeşitli uyduruk bahaneler sonucu yıkılan, bombalanan ve ateşe verilen mabetlerin sayısı oldukça çoktur. Lakin, bir hristiyan topluluğunun mabetinin yok olması, müminlerin manevi ve cemaat hayatı için devasa bir kayıp oluşturur.

Bu sene Korona Virüsü sebebinden Diriliş Bayramı bile kiliselerin kapalı olması, dünyadaki bütün hristiyanlara bu kaybın acısını tattırdı. Bu olay sadece birkaç ay sürdü ama hristiyanların uzun müddet kiliselerine ulaşamamalarının ne kadar ağır bir sınama olduğu hakkında hepimizi düşündürdü. 

Kardeşlerim, cemaat kilisemizi sevgi ve ilgimizle kuşatalım. Kilisemizin ruhanisi “Bu Kutsal Ev için…sana yalvarıyoruz” ya da “Bu Kutsal Eve nazar eyle” dediğinde, ruhumuzun bütün gücüyle sözkonusu yalvarışlara biz de katılalım.

İlahi Litürji’nin sonunda ise neşe, iman ve sevgi dolu bir yürekle şöyle terennüm edelim: İmanlıları aydınlatan çok yıldızlı Gökyüzü misali Kilisede bulunup “Bu Evi dayanıklı kıl Rab” diyerek haykırıyoruz.

 

Kutsal mabetler – Tanrı’nın mukaddes meskenleri