/ Kilise / Ortodoks Kilisesinde Doğuş Bayramı (Noel) orucu

Ortodoks Kilisesinde Doğuş Bayramı (Noel) orucu

Ortodoks  Kilisesinde  Doğuş  Bayramı (Noel) orucu

 

15 Kasım – 25 Aralık

 

“Oburluk bir adamı bezgin ve korkak yapar, oysa oruç neşeli ve cesur yapar. Oburluk her zaman daha ileri giderek daha fazla obur olunmasını sağlar ama oruç insanın dayanıklı olmasını sağlar. Oruç aracılığıyla gelen lütfu farkeden bir insan daha fazla oruç tutmayı arzulamaya başlar ve Oruç sayesinde bereket üzerine bereket bulur.”

                                                 Zichalı Aziz Nikolas

İnsan gündelik yaşamında, günah olan tutkular, arzular ve düşüncelerle dolar. Tıpkı eşyalarla doldurulmuş bir oda gibi, başka birşey koyacak yer bulunmaz olur. Oda öylesine doludur ki Tanrı’nın oraya girmesi bu dolulukla engellenir. Gözlerini Tanrı’ya dikmiş ve O’nu yaşamına davet etmek isteyen insanlar öncelikle bu odanın temizliği için Tanrı’dan yardım (merhamet) istemeli ve odayı Tanrı’ya layık bir hale getirmelidir. İşte oruç bu odayı temizlemenin en güzel yollarından bir tanesidir; bu dünyanın tutkularından ve endişelerinden kurtulmamız için, bizi Tanrı’nın Kutsallığına hazırlayacak ve O’na hizmetimizi, bize öğretecek yollardan biridir.

Bir imanlının Tanrı’ya hizmet edebilmesinin bir çok farklı yolu vardır fakat büyük iman atalarımızın, Peygamberlerin, Azizlerin ve RAB’bimiz Mesih İsa’nın bize öğrettiği, her durumda öncelikle oruç tutulması gerektiğidir. Elbette Kilisemiz bizlere orucu bir zorunluluk olarak göstermez fakat insana yararlı olan mükemmel bir seçim olduğunu öğretir. Sağlığı el veren ve engeli bulunmayan her Ortodoks birey oruç tutmalıdır. Ancak bu bir öneridir ve kişinin kendi seçimine kalmıştır. Peygamber Musa, Sina dağında Tanrı’nın huzuruna çıkmadan önce 40 gün oruç tutmuştur. Peygamberler kendilerine bildirilen Tanrı sözünü bildirmeden önce oruç tutmuşlardır. Mesih İsa da insanlara öğretmeye başlamadan önce 40 gün boyunca oruç tutmuştur.

Elbette Ortodokslar oruç tutarken bir mucize beklentisi ile değil de kendisini RAB’bin Kutsallığına hazırlamak ve O Kutsallığa yaraşır hale gelebilmek için oruç tutar.

Kişilerin kendi istekleri ile belirledikleri günlerde tutulan oruç haricinde Ortodoks Kilisemizin takviminde belirlenmiş oruç tarihleride vardır ve Noel orucuda Kilise takvimi içerisinde yer almaktadır. 

 Noel kelimesi Latince “Natalis” kelimesinden gelmektedir ve anlamı “doğuş” demektir. Dilimize ise Fransızcadan (Noël) geçmiştir. Günümüzde ise Noel kelimesi yerine Mesih’in doğuşunun bildirildiği “Doğuş Bayramı” ifadesi daha yaygın kullanılır.

Mesih İsa’nın Doğuş Bayramı, Ortodoks Kilisesinin en neşeli günlerinden biridir. Ortodoks Gelenekte Doğuş Bayramı, “Mesih’in beden alması” olarakta adlandırılır, bu açıkça, “Mesih İsa insan bedeni aldı ve bizleri kurtarmak için dünyaya geldi” anlamını insanlara sunar. Ve oruç dönemi boyunca imanlılar bunun üzerinde düşünerek RAB’bi överler.

Doğuş orucu 15 Kasım günü bir hazırlık dönemi ile başlar ve 40 gün sürer. Bu oruç döneminde disiplini öğreniriz, kendi denetimimizde olan şeylerin kontrolünü yaparız ve kendi iç dünyamızı kontrol ederiz. Öyleki oruç dönemi boyunca sürekli, içten pişmanlıkla günahlarımızı itiraf ederek tövbe edebilelim ve Tanrı’ya yaraşır olmayan şeyleri yaşamımızdan uzaklaştıralım. Yani oruçla sadece bazı yiyeceklerden değil, aynı zamanda, günahtan, dedikodudan, kıskançlıktan, öfkeden ve buna benzer bizi kontrol etmesine izin verdiğimiz kötülüklerdende uzak durmalıyız. Her oruç döneminde imanlıların ilk akıllarına getirmeleri gereken şey şudur; Oruç bir eğitim, sadakat ve itaattir. Oruçta önemli olan yemekten ziyade, adanmışlıkla itaat etmek ve Tanrı Sözü ile beslenmektir. İlk oruç cennet bahçesinde Adem’in yasak meyveden uzak durmasıydı fakat o uzak durmayarak meyveyi yedi ve insanlığa ölüm getirdi. Fakat yeni Adem olan RAB İsa Mesih çöldeki orucuna sadık kalarak itaatini gösterdi ve sonrasında yaptıkları ile bize kurtuluşu getirdi. İnsan bedeni almış olan bize olması gerekeni gösterdi.

Noel orucu boyuncada; Kralın gelişine hazırlandığımız bu oruç döneminde bizim için hangi krallığın gerçekten gerekli olduğunu düşünerek ona göre yaşamımızı düzenlemeyi öğrenmeliyiz.

Doğuş orucu diğer oruç dönemlerine göre daha yumuşak geçer çünkü umudumuz olan Mesih İsa’nın beden alışını kutlarız.

Bu dönem boyunca, 15 Kasım – 13 Aralık arası et ve et ürünleri tüketilmez, sadece Çarşamba ve Cuma günleri hariç balık, kabuklu deniz mamülleri (kalamar, midye, karides), sebze ve sebze ürünleri, baklagiller, meyveler, kuruyemiş, zeytin yağı ve şarap tüketilebilir. Çarşamba ve Cuma günleri tam oruçtur.

13 Aralık – 24 Aralık arası tam oruçtur. Et, hayvansal ürünler, balık, süt ürünleri, zeytin yağı ve şarap tüketilmez. Sadece kabuklu deniz mamülleri (kalamar, midye, karides), sebze ve sebzeden üretilmiş yiyecekler, baklagiller, kuruyemiş ve meyve tüketilir. Bu tarihler arasında şarap ve zeytin yağı sadece Cumartesi ve Pazar günleri az miktarda tüketilebilir.

15 Kasım – 24 Aralık arası Pazar günleri Kiliselerde, Eski Ahit ve Yeni Ahit arasındaki bağlantıyı vurgulamak için özel okumalar ve anmalar yapılır. 21 Aralıktan itibaren bayrama özel Liturjik okumalar yapılır. Doğuş Bayramı arifesinde gece duası ve Liturjide Aziz Vasil tarafından hazırlanan Kutsal Ayin Metni kullanılır. 25 Aralık Doğuş Bayramında, Mesih İsa’nın doğumu, çobanların tapınması ve yıldız bilimcilerin hediyeler sunması hatırlanır. Doğuş Bayramı Ayininde Altın Ağızlı Aziz Yuhanna’nın Kutsal Ayin Metni kullanılır.

Oruç dönemine ait günlük Kutsal Kitap okumaları aşşağıda verilmiştir;

15-11-2014: II.Korintliler 8:1-5, Luka 9:37-43

16-11-2014: Romalılar 10:11-21; 11:1-2, Matta 9:9-13

17-11-2014: I.Korintliler 12:7-11, Luka 14:1, 12-15

18-11-2014: I.Selanikliler 3:8-13, Luka 14:25-35

19-11-2014: I.Selanikliler 4:1-12, Luka 15:1-10

20-11-2014: I.Selanikliler 4:18, 5:10, Luka 16:1-9

21-11-2014: İbraniler 9:1-7, Luka 10:38-42, 11:27-28

22-11-2014: Filimon 1:1-25, Luka 9:57-62

23-11-2014: Efesliler 2:14-22, Luka 12:16-21

24-11-2014: Filipililer 3:20-21, 4:1-3

25-11-2014: Galatyalılar 3:23-29, 4:1-5, Markos 5:24-34

26-11-2014: II.Selanikliler 2:1-12, Luka 18:15-17, 26-30

27-11-2014: II.Selanikliler 2:13-17, 3:1-5, Luka 18:31-34

28-11-2014: II.Selanikliler 3:6-18, Luka 19:12-28

29-11-2014: Galatyalılar 1:3-10, Luka 10:19-21

30-11-2014: I.Korintliler 4:9-16, Yuhanna 1:35-52

01-12-2014: I. Timoteos 1:1-7, Luka 19:37-44

02-12-2014: I. Timoteos 1:8-14, Luka 19:45-48

03-12-2014: I. Timoteos 1:18-20, 2:8-15, Luka 20:1-8

04-12-2014: Galatyalılar 3:23-29, 4:1-5, Markos 524-34

05-12-2014: Galatyalılar 5:22-26, 6:1-2, Matta 11:27-30

06-12-2014: İbraniler 13:17-21, Luka 6:17-23

07-12-2014: Efesliler 5:8-19, Luka 13:10-17

08-12-2014: I. Timoteos 5:1-10, Luka 20:27-44

09-12-2014: Galatyalılar 4:22-27, Luka 8:16-21

10-12-2014: I. Timoteos 5:22-25, 6:1-11, Luka 21:5-8, 10-11, 20-24

11-12-2014: I. Timoteos 6:17-21, Luka 21:28-33

12-12-2014: Efesliler 5:8-19, Yuhanna 10:9-16

13-12-2014: Galatyalılar 5:22-26, 6:1-2, Luka 13:19-29

14-12-2014: Koloseliler 3:4-11, Luka 14:16-24

15-12-2014: II. Timoteos 1:8-18, Markos 2:23-28, 3:1-5

16-12-2014: II. Timoteos 3:16-17, 4:1-4, Markos 8:22-26

17-12-2014: İbraniler 11:13-40, 12:1-2, Markos 8:30-34

18-12-2014: Titus 1:5-14, Markos 9:10-15

19-12-2014: Titus 1:15-16, 2:1-10, Markos 9:33-41

20-12-2014: Galatyalılar 3:8-12, Luka 13:19-29

21-12-2014: İbraniler 11:9-10; 30-40, Matta 1:1-25

22-12-2014: İbraniler 3:5-11;17-19, Markos 9:42-50; 10:1

23-12-2014: İbraniler 4:1-13, Markos 10:2-12

24-12-2014: İbraniler 1:1-12, Luka 2:1-20

25-12-2014: Galatyalılar 4:4-7, Matta 2:1-12

 

Orucun Amacı:

Oruç, Tanrı’yı hoşnut etmek için yapılan bir eylem değildir. Ve kendi günahlarımızı cezalandırma yöntemide değildir, bu yüzden acı çekerek kefaret ödeme yolu olarak düşünülmemelidir. Çünkü Mesih İsa bizim kefaretimizi çarmıhta ödemiştir. Kurtuluş imanlılara Tanrı’dan bir armağandır, açlığımız veya susuzluğumzla elde edebileceğimiz birşey değildir. Oruç, kurtuluş yolunda iyi meyve vermemizi sağlayacak bir eylem tarzıdır. Oruç tutarak gözlerimizi Tanrı’ya ve O’nun Kutsal Kilisesine çeviririz. Dua ve oruç bir bütündür, duasız oruç olmaz. Oruç ilgisizlik demek değildir. Oruç eskide kalmış bir yöntemde değildir. Tanrı’nın kendisi tarafından öğretilmiş, imanlıyı geliştirici bir yoldur. Oruç bir gösteriş yoluda değildir. Oruç sonrası oburluk yapmak orucun mantığına aykırıdır, o yüzden oruç tuttarken sürekli Tanrı’ya, “bizi gözetlemesi ve dizginlemesi” için yalvarmalıyız.

Ne Zaman Oruç tutulmaz – Kimler  Oruç Tutamaz:

25 Aralık – 5 Ocak arası (6 Ocak Vaftiz Bayramıdır), (çarşamba ve Cuma günleri dahil oruç tutulmaz).

Hamileler ve yeni bebek doğurmuş kadınlar (emzirenler)

Ciddi hastalığa sahip olan kişiler

Dua etmeyen insanlar

Sadaka vermeyen ve sadece kendi çıkarını düşünen kişiler

Ruhsal Pederinin rehberliğinden uzak olanlar ve her şeye kendi iradeleri ile karar verenler

Hiç bir zaman günah itirafında bulunmayanlar

Hazırlayan: Pavlos Ulaş

Kaynakça:

http://www.goarch.org
         http://www.antiochian.org                    
         http://oca.org

 

Ortodoks  Kilisesinde  Doğuş  Bayramı (Noel) orucu